AV BİLGİLERİ AV BİLGİLERİ

KENE HAKKINDA

Kene hakkında herşey!

 

     


Dünyada 40 dan fazla ülke bugün kene tehdidi ile karşı karşıyadır. Türkiye de bu ülkelerden biridir. Ülkemiz, iklim ve coğrafik yapısı birçok kene türünün üreme ve gelişmesi için çok uygun bir ortam oluşturmaktadır. Ülkemizde bugüne kadar görülen kene vakaları sonucu ülkemizde hastalık taşıyan kene türünün Hyalomma marginatum marginatum olduğu belirlenmiştir. Kene ısırma vakalarından yola çıkarak Türkiye’nin kene haritası çıkarılmaya çalışılmıştır.

Kırım Kongo hastalığı insanda hafif gribal belirtiler ile ölüme varan dolaşım bozukluklarına kadar belirtiler gösterse de, bulaştığı yabani ve evcil hayvanlarda pek belirti göstermemektedir.

Diğer taşıdıkları bazı önemli hastalık etmenlerini de Rusya Bahar-Yaz Humması, Kırım Hemorajik Humması, Omsk Hemorajik Humması, Kolarado Kene Humması, Kolarado Kene Humması, Dalgalı Humma, İran Dalgalı Humması, Lyme ve Veba olarak sayabiliriz.

Kenelerin hastalık etmenlerini insanlara taşıması insanların kanını emmesiyle olur. Bunun dışında kene elle ezilirken veya çıkarılırken, hastalıklı hayvanla temas, hasta insanın vücut sıvısı (tükrük, idrar, kan, akıntı, irin vs) ile temas sonucu da hastalık bulaşabilmektedir.

Virüs kene vücudunda kene ölünceye kadar canlılığını koruyabildiği gibi, kenenin yumurtası da geçerek canlılığını sürdürmektedir.

Kene ısırılma vakalarına göre oluşturulmuş risk haritası

Neden Bukadar Fazla Ürediler ve Salgın Hale Geçtiler ?

  • Küresel ısınmaya bağlı olarak kene popülasyonunda ciddi artışlar şekillenmiş olabilir. İklim değişiklikleri sonucu ısınan havalar, nemli ortamlarda kenelerin daha uzun süre canlı kalmalarına, daha hızlı gelişmelerine ve daha fazla yumurta koyarak üremelerine neden olabilmektedir. 

  • Kene mücadelesinde gerileme ve direnç gelişimi olmuştur. Keneler ile mücadelenin kontrolsüz olarak yapılıyor olması, ilaçlamanın kontrolsüz yapılması kenede dayanıklılığı arttırmıştır.

  • Yabanı hayvanları populasyonundaki artışla birlikte kenenin konukçu sayısı artmış ve daha hızlı yayılışı gerçekleşmiştir. Özellikle yaban hayvan çeşitliliği ve sayısı bakımından zenginliğe sahip olan ilimizde kenenin yayılışı daha hızlı olmuştur. 

  • Doğada doğal dengenin çeşitli nedenlerden dolayı bozulması sonucu Keneyi kontrol altına alan faktörlerin ortadan kalkması veya azalması. Kuş gribi sonrası bir çok kanatlı hayvanın ölmesi veya öldürülmesi.

Keneler Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur?

Keneler otlak, çalılık ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekilli, 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan mercimek büyüklüğünde kırmızmıntrak renkte küçük hayvanlardır. Keneler bir konukçudan diğerine hemen geçmezler. Önce toprağa inerler oradan ya doğrudan konukçuya tırmanırlar ya da kısa boylu ağaç ve çalılara tırmanarak oradan gecen canlıların üzerlerine kendilerini bırakırlar .Keneler konukçularının varlığını titreşimlerden, ısı ve kokusundan belirlemektedir.

Kene Isırmalarından Korunmak İçin Neler Yapmalıyız ?

Kene sıcak mevsimlerde daha fazla üremekte özellikle Türkiye'de Mayıs ve Eylül aylarında çok fazla görüldüğünden bu dönemlerde kene tarafından ısırılma vakaları ve hastalık riski artmaktadır.

  1. Öncelikle kişisel önlemler almak maksadıyla keneler ile bulaşık olan bölgelere girmekten kaçınılmalıdır. Keneler ile bulaşık bir bölgede bulunmanız halinde, yolun ortasından yürünülmeli ve bitkilere değmekten kaçınılmalıdır. Keneler her zaman yerde olmaz bazen küçük boylu ağaç ve çalılara tırmanarak alttan ve yanından gecen hareketli cisimlerin üzerine kendilerini bırakırlar.
  2. Kene yayılışı olan alanlara giderken açık renkli giysiler giyilmeli. Böylelikle, üzerinize düşen veya tırmanan keneleri giysilerinizin üzerinde kolaylıkla fark edebilirsiniz. Paçalarınızı çoraplarınızın içine sokarak, kenelerin pantolon paçalarınızdan içeri girmesini önleyebilirsiniz. Ama bazı keneler ayakkabıların ve hatta çorapların içine girebilir. Ayak ve topuklarınızı kene varlığı yönünden kontrol etmeyi de unutmayınız. 
  3. Kenenin yayılış gösterdiği yerlere gidenler lastik çizme giymeli, pantolonlarının paçaları çorap içine almalıdır. Diz kısmınıza çift yönlü yapışkan bant bağlayarak aşağıdan yukarı tırmanmak isteyen kenelerin bu kısımlara yapışmasını da sağlamak mümkündür.
  4. Eve girerken günlük Kene Kontrolü yapın. Kene ile bulaşık olabilecek bölgelerden döndükten sonra, tüm vücudunuzu olası kene varlığı yönünden kontrol ediniz. El veya boy aynası kullanarak, vücudunuzun her yerini gözden geçirin ve gördüğünüz keneleri panik yapmadan vücudunuzdan uzaklaştırın. 
  5. Kene varlığı yönünden, kendinizde ve çocuklarınızda, özellikle • Saç ve kıllı bölgelerin içi ve çevresi, • Koltuk altı , • Kulak içi ve çevresi, • Göbek deliğinin içi, • Dizlerin arkası ve baldır kısımları, • Bacak arası ve kasıklar, • Bel çevresi vücut bölgelerini kontrol edin: 
  6. Ev Hayvanlarınızı da Kene Varlığı Yönünden Kontrol Ediniz. Keneler, ev içerisine giysiler ve ev hayvanları yoluyla taşınabilir. Her ikisi de dikkatlice kontrol edilmeli ve kene bulunması halinde uzaklaştırılmalıdır. Giysiler dışardan gelindiğinde kontrolleri yapılıp makinede yıkanmalı.
  7. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (DEET; repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir). Bu ilaçların Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı olmasına dikkat edilmelidir. Unutulmaması gereken bir konuda bu maddelerin etkileme süreleri vardır. Etkisi kaybolduğunda keneler gelebilmektedir. 
  8. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir. 
  9. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücutta belli aralıklarla kene kontrolü yapılmalıdır. 
  10. Hayvanların kenelerden korunabilmesi için öncelikle hayvan barınaklarının düzenlenmesi, barınaklardaki yarık ve çatlakların kapatılması gerekmektedir. Ayrıca toprağa uygulanabilen ilaçlar ile barınaklar düzenli olarak ilaçlanmalıdır. Özellikle bahar aylarından başlayarak, kenelerin aktivasyon gösterdikleri dönemlerde hayvanlara sistemik ve uzun süre etkili akarisidler (organik ilaçlar) uygulanmalıdır. Veteriner hekimler yörede kene vakasının sıklıkla rastlandığı alanlarda evcil hayvanları kontrol etmeli ve keneli hayvanları kenelerinden temizlenmelidir. 
  11. Keneler, yumurtlama, gömlek değiştirme ve konukçu arama zamanlarında toprakta ve yarıklarda-çatlaklarda bulunmaktadır. Bundan dolayı yoğun hayvan yaşamının olduğu mera ve otlakların kontrol altında tutulması gereklidir. Bu alanlarda çevreye ve ortamdaki diğer canlılara zarar vermeyecek ilaçlar olarak bilinen organik ve biyolojik ilaçlar kullanılarak mücadele yapılması uygun olacaktır. İlaçlamalarda öncelik hayvanların yoğun olarak kullandığı dinlenme ve sulama alanları, gübre birikim bölgeleri, ağıl ve ahırlara verilmelidir. Bir kere ilaçlamanın yetersiz olduğu düşünülerek iklim şartlarına göre 3-4 hafta aralar ile kene aktivasyon süresince ilaçlamalara devam edilmelidir. Son yıllarda, kene popülâsyonunun kontrolünde biyolojik yöntemlerin kullanılmasına ilişkin çalışmalar da yürütülmektedir. Ancak bunun olumlu sonuçlanması için zamana ihtiyaç vardır. Oysa bu duyarlı konuda zaman çok önemlidir.

*** Toplumsal kene mücadelesinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın İl ve ilçe teşkilâtları, İl ve ilçe sağlık müdürlükleri ve yerel yönetim çalışanlarından oluşan bir komisyon kurularak acilen mücadelenin yapılacağı alanlar ve mücadele yöntemleri belirlenmeli ve uygulamaya sokulmalıdır


En çok kene ısırması ile karşı karşıya kalanlar ?

  • Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, özellikle köy, mezra ve yayla gibi yerleşim yerlerinde kalanlar, çobanlar, çiftçiler, köylüler,
  • Veteriner hekimler
  • Kasaplar, Mezbaha çalışanları
  • Orman Mühendisleri, Ziraat Mühendisleri ve teknik çalışanları,
  • Doğa araştırıcıları ve Araştırma yapan Bilim adamları
  • Avcılar
  • Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak Evcil yada vahşi hayvanların gezindiği alanlarda gezinenler risk altındadır.

Kene Isırığında Neler Yapılmalıdır?

Kene insandan kan emmek amacıyla öncelikle kendine uygun bir yer belirler ve ağız parçalarını deri içine sokarak kan emmeye başlar. Kenenin bu durumuna bizler ısırma adı veriyoruz. Bu andan sonra gömlek değiştirene kadar sizden ayrılmaz. Kenelerin, deriye tutunmalarından sonra, kısa bir süre içerisinde vücuttan uzaklaştırılmaları, kene yoluyla bulaşabilecek hastalıkların bulaşması olasılığını azaltır. Hayvanlardan ve insanlardan keneleri güvenli bir şekilde uzaklaştırabilmek için aşağıda sıralanan önerileri yerine getirilebilir. 

  • Isırıp yerini sabitleyen keneler kesinlikle öldürülmeden, ezilip patlatılmadan ve kenenin ağız kısmı koparılmadan, bir pensle doğrudan düz olarak, döndürmeden yavaşça çekilip alınmalıdır. Isırılan yer bol sabunlu suyla yıkanıp, alkolle temizlenmelidir. Çıkarma işlemi esnasında kenenin ağız parçasının kopma ihtimali de vardır. Bu durumda panik yapmayınız. Kopan ağız parçasını da vücuttan çıkarınız veya sağlık birimine vardığınızda çıkarttırınız.

  • Çıplak elle keneye temas etmeyiniz, eğer elle tutulacaksa eldiven giyiniz veya naylon bir poşet yardımı ile keneleri toplayınız. 

  • Vücuttaki kenelerin üzerine herhangi bir kimyasal madde (alkol, klonya, gazyağı v.b) dökülmemeli, sigara veya ateş kullanarak keneler uzaklaştırılmamalıdır. Çünkü bu maddeler kenenin kusmasına sebebiyet vereceğinden hastalık bulaştırma riskini artırmaktadır.

  • Kızarıklık ve ateş gibi hastalık bulguları yönünden temkinli olunmalıdır. Böyle bulgular gözlenmesi halinde en yakın sağlık birimine başvurunuz. Çıkarttığınız keneyi de beraberinizde bir kavanoza koyarak götürüp tahlil için görevlilere teslim ediniz.

Ülkemizde kene ısırmaları sonucu şehirde yaşayanlar panik havası içinde kırsal kesimdekiler ise umursamaz durumdadırlar. Bu iki yaklaşımda yanlıştır. Doğada yaşayan her kene hastalık etmenini taşımadığı düşünülmeli ama tedbiri de elden bırakmamalıdır.

 

AVDA PÜF NOKTALARI

''ALINTIDIR'' ''''60 EVLER BALIKÇILAR VE SANDALCILAR DERNEĞİ LOKALİNDEN'''
TEKNEDEN VE KARADAN AVDA PÜF NOKTALARI

1.
Balığa çıkarken tüm malzeme ve gereçlerinizi akşamdan hazır ediniz. Yemlerinizi buzdolabında unutmamak için gerekli önlemleri alınız.. ( Parmağınıza ip mi bağlarsınız bilemem. )

2.Tekne ile çıkanlar balığa çıktığınız marina veya balıkçı barınağının ve Sahil Güvenliğin telefon numarasını yanınızda bulundurunuz.

3.Balıkçılık bireyseldir ama güvenlik ve sağlık açısından tek başınıza çıkmaktan mümkün olduğunca kaçınınız. Hangi bölgelerde avlanacağınızı, ava kiminle gittiğinizi aile fertlerinden en az birine muhakkak önceden söyleyiniz.

4. Demir atarken demiri ve zincirini kayığın küpeştesine değdirmeden sessizce suya bırakınız. Demiri asla fırlatmayın, zincirin küpeşte kenarına ses çıkaracak şekilde sürtünmesine izin vermeyiniz. 20-25 m civarındaki derinliklerde böyle bir sese neden olduysanız orada uzu bir süre balık vurmasını unutun.. (Tabi çipura, mırmır, karagöz tipi balıkları kastediyorum. Kupes, izmarit, isparoz bundan pek fazla etkilenmeyebilir.)

5. Tekneden veya kıyıdan avlanırken ( günümüzde biraz fantezi gibi görünse de..) bir kepçeyi kullanılır durumda el altında bulundurmayı unutmayınız. ( Hani olur ya şapkanız filan denize uçabilir.. )

6. Kıyıdan avcılıkta avlağa vardığımızda, özellikle sığ kıyılarda, hele deniz de sakinse, yakındaki balıkların sizi görüp ürkeceğinden emin olunuz. Bu yüzden avlağa çok sessiz ve çömelerek yaklaşınız. Hazırlıklarınızı alaca karanlıkta ışık yakmadan sessizce yapıp ilk oltalarınızı atınız. Eğer kıyıda iri balık varsa bu şekilde alabilirsiniz. ( Çipura , levrek, mırmır gibi). Sonra zaten sizi görüp daha derine çekileceklerdir. O yüzden gün ışığında oltayı daha uzağa atmayı deneyiniz. Kıyıda denizin çalkantılı, hatta dalgalı olduğu zamanlarda çipura , levrek ve mırmırın kumluk bölgelerde, karagöz familyasının daha derin ve kayalık bölgelerde iyi av verdiğini unutmayınız.

7. Tekneden, özellikle avlağınızda 50 m ye kadar olan derinliklerde ( demir atılabilen derinliklerde) , ( karadan avcılıkta iskele gibi derin yerlerde) imkanlar dahilinde mazmuz yapmak inanılmaz faydalıdır. Hem balığı toplar, hem de sık sık yer değiştirmeniz gerekmez.

8. Yakalanacak bir zehirli balığın olası sokmasına önlem olarak yanınızda küçük bir şişe amonyak bulundurunuz.( Her eczaneden alabilirsiniz.) Zehirli balıkları tekne içine almadan borda üzerinde uzun saplı bir cisimle vurarak etkisiz hale getiriniz.

9. Tekneniz motorlu olmasına rağmen kürek çekmeye de uygunsa sadece motora güvenmeyin. Küreklerinizi, yedeği ile ıskarmozlarınızı, ıskarmoz iplerinizi de her zaman yanınızda bulundurunuz.

10. Teknenizde 2006 yılından beri uygulanan Ö.T.B ( Özel Tekne Belgesi), A.D.B ( Amatör Denizci Belgesi) ni ve Ö.T.B nin arka kapağında yazılı olan “ bulundurulması zorunlu teçhizat " ı eksiksiz ve güncel olarak bulundurunuz.

11. Avlağınızda usulüne uygun demir atıp avlanırken avladığınız balıktan ortalama 20-30 dk süre ile hiç vuruş alamamışsanız yer değiştirmenizde fayda vardır. Balığın cinsine göre karar veriniz.

12. Tekneden veya karadan av esnasında mümkün olduğunca gürültü yapmayınız. Özellikle gece avlarında bu durum çok daha önemlidir. Tekneden avlanırken genelde sarkıtma tipi köstekli takımlar kullanıyoruz. Bunların da kurşunları çoğu kez armut , silindir veya puro şeklinde oluyor. Bunlar yem takma veya balık çıkarma esnasında teknede meyilli yüzeylerde yuvarlanarak hem ses çıkarır hem de oltayı gamlandırarak ( burarak ) dolaşmasına sebebp olurlar. Köşeli kurşunlarda ( dikilitaş modeli) bu sorun ortadan kalkar. En azından bu silindirik kurşunları düzgün ve sağlam bir zemin üzerinde çekiçle döverek küçük düz yüzeyler yaratıp kolayca yuvarlanmayacak hale getirebiliriz..

13. Av esnasında yanınızda bol miktarda yedek takım bulundurunuz. Oltanın ciddi dolaşmalarında herkes balık tutarken siz olta açmakla uğraşmayınız. Fırdöndüden ayırıp yeni takım bağlayınız. Dolaşık takımı çantanıza koyun, evde açarsınız. ( Ben yedek takımları şişe mantarlarına sararak muhafaza ediyorum. Her mantara bir takım..)

14. Çok sakin ve dalgasız bir havada demirsiz avlanıyorsanız ( akışta) ve akış esnasında balığı bulmuş iseniz tekneniz siz farkına varmadan akmaya devam edeceğinden biraz sonra balığı tekrar kaybetmeniz olasıdır. Bu durumda balık almaya başladığınız yerde hemen yarım sayfa bir gazete kağıdını suya seriniz. Islanıp ağırlaşacak ama batmayacaktır. Denizle bütünleşeceğinden akıntı hariç oldukça uzun bir süre neredeyse sabit kalacaktır. Balık üzerinden uzaklaştığınızda tekrar gazete kağıdına dönerseniz eski yerinizi bulmuş olursunuz. ( GPS den daha hassasdır. Kontrol edebilirsiniz..

15. İstemeden yakaladığınız Hanoz cinsi balıklar derinden geldikleri için basıncın azalması ile hava keseleri şişerek balon gibi ağızlarına gelir. Eğer bu şekilde geri atarsanız tekrar dibe dönemezler. Ancak ağızlarına gelen hava keselerini iğnenizin ucu ile hafifçe delip patlatırsanız muhtemelen dalabilecekler ve o minik delik de kısa zamanda iyileşecektir.

16. Tutulan balıkları av esnasında gün boyu kurutmadan muhafaza etmek için en sağlıklı yol örme saz sepet kullanmaktır. Büyücek boy denizde iyice ıslatılmış sabun çuvalının yarısını sepetin dibine serin. Tutulan balığı üzerine koyup kalan yarısını da balığa değecek şekilde üzerine örtün. Arada sırada sepeti suya daldırıp çıkararak çuvalı ve balıkları ıslatın.

17. Avlanırken yemlerinizin hepsini kutusundan, paketinden çıkarmayınız. Özellikle mamunu bir avuç alıp kullanın, bitince yeniden alın. Diğerlerini gölgede bir kutu içine sererek muhafaza edin. Bu şekilde kurumamış mamunları canlı olmasalar da eve geri götürüp derin dondurucuda bir sonraki ava kadar muhafaza edebilir ve kullanabilirsiniz. ( Hiç yoktan iyidir.)

18. Sırtıda gam yaptığından şikayet ettiğiniz misinalarınızı teknede avlağa giderken tamamını çıplak olarak suya salıp toplayarak gamını büyük ölçüde giderebilirsiniz.

19. Sırtı çekerken örgü misina kullanmamaya gayret ediniz. Eğer kullanıyorsanız asla el ile tutmayın, muhakkak kamış ve makara kullanınız. ( Eldiven vs. de kullansanız dibe takılırsa elinizi çok kötü kesebilir.)

20. Sırtıda misinayı elinize, bacağınıza vs. sarmayın, bir yere sabitlemeyiniz.

21. Takım çantanızda bir yan keski bulundurunuz. ( Kaza ile ete batan iğnelerin çentikli ucunu kesip çıkarabilesiniz diye.)

22. Avdan döndükten sonra üşenmeyin en uygun zamanda kullanılan takımlarınızın bakımını yapın, çantanızı düzenleyin.

23. Takımlarınızı, her zaman ava çıkmadan önce hazırlayınız, avda değil..

YANINIZDA BULUNSUN

AMATÖR BALIKÇILARDA OLMASI GEREKEN ANA MALZEMELER
  1. Kamış olta ve çeşitleri
  2. Takım çantası
  3. Livar-sepet (tutulan balığı canlı muhafaza etmek için)
  4. Çadır (birkaç gece kalınacaksa)
  5. El feneri ve yedek piller.
  6. Misina:makara için:en ideal olanı 35 mm olandır. ( Şeffaf ,siyah,yeşil idealdir )
  7. El oltası için:50-60 mm en idealidir
  8. Çeşitli iğneler :1-3 no arası iğne kullanın.
  9. Bıçak
  10. File ( balığı sudan almak için )
  11. Karga burnu
  12. Çakmak veya kibrit.
  13. Şamandıralı takımlar ve yedek şamandıralar.
  14. Suni yemler ( sasi birkaç renk,meps,rapala,kaşık vb.)
  15. Çelik bedenler
  16. Fırdöndüler ( Farklı numaralarda )
  17. Kurşunlar ( farklı gr.larda.)
  18. Şapka ( sıcak havalarda çok önemli )
  19. Gümüş ağı yemlik balık yakalamak için.(en fazla 5mt.boy 1.50mt.derinlik 10-18.mm göz aralığı olan )
  20. İlk yardım malzemeleri
  21. Fotoğraf makinesi,kamera vb. ( Artık resimde çok önemli )
  22. Elektrikli motor ( Bot avcının maddi durumu iyiyse önemlidir )
  23. Zil ( kamışa tutturulabilmeli ve tek zil olmalı )

YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN BİRKAÇ TAVSİYE
  1. Yanınızda mutlaka yedek malzeme bulundurun ( iğne,fırdöndü,kurşun vb. farklı boy ve ebatlarda yedek suni yemler ve takım yapılabilecek her türlü malzeme neyle karşılaşacağınızı bilemezsiniz hangi balık çıkıyorsa ona takım yapabilmelisiniz. )
  2. Çelik tel turna,levrek,sudak avında kullanılır buda kösteğe takılır yani oltayı kesmesin diye
  3.  Sazan da misina beden kullanman gerekir beden 1 metre civarında olmalı ve 2 tane köstek olmalı yani bir oltada 2 iğne olması yeterlidir en altta kurşun bedende sırası ile köstekler ve en üstte fırdöndü bunların renkleri önemli değildir.

AV SÖZLÜĞÜ

A

Akış Yapmak : Av mahallinde teknenin sularla akması.
Akşam suyu : Balığın akşam av vermeye başladığı zaman
Akşam yemlisi : Genellikle lüfer için yapılan yemli akşam avı
Akyem : İzmarit, istavrit ve zargana gibi balıklardan yaprak biçiminde kesilmiş yem.
Algarna : Üçgen biçiminde demirden yapılmış ve ağzında file bir torba bulunan tekneden denize atılıp dibi taramak suretiyle midye avında kullanılan alet
Anafor suyu : Denizde girdaplar oluşturan akıntı
Anavasya : Balıkların Marmara'dan Karadeniz'e çıkışları(Rusça)
Azmak : Denize açık tatlı su ağzı

B

Balığı aykırıdan tutmak : İğnenin balığı ağzının dışında bir yerine batarak yakalaması.
Balığı boğmak : Üst üste, çok miktarda balık tutmak
Balığı kıskandırmak : Yemi beğendirip, balığın saldırma olasılığını arttırmak için oltanın hafifçe elle çekilmesi.
Balığı kullanmak : Av sırasında kah misinaya yol verip, kah çekerek balığın oltayı koparmasını önlemek
Balığın sürmesi : Küçük balıkların kıyıları yalayarak büyük balıklardan sürü halinde kaçmaları
Balığın tav yapması : Av sırasında balığın üst üste av vermesi
Bank : Sığlık
Beden : Olta takımının kösteklerinin bağlandığı bölüm.
Bedene puntalamak : Oltanın bedenine düğümlemek.
Bırakma : Denize şamandıraya bağlı olarak bırakılmış yemli olta takımı.

C

Canavar : Saldırgan balık
Cürüm kepçesi : Kıyıdan süratle geçen balık sürülerini yakalamak için kullanılan kepçe

Ç

Çakar : Deniz feneri
Çalınmak : Oltayı bir anda hızla çekip iğnenin balığın ağzına girmesini sağlamak.
Çapari : Çok köstekli ve iğnelerine tüy bağlı olta takımı

D

Dipli bakmak : Balığı dipte aramak

F

Fırdöndü : Çelikten yapılmış iki ucu delikli ve kendi etrafında dönebilen, oltanın gam yapmasını(karışmasını)önleyen küçük av aleti.
Fişeklemek : Balığın ağzından iğneyi atmak için büyük bir süratle suyun yüzeyine yükselmesi
Frişka rüzgar : Teknenin minumum yelkenle kullanılabileceği hafif rüzgar

G

Gece yemlisi : Gece yapılan yemli av.

H

Hamlacı : Kürekçi
Hırsız iğnesi : Yeme gömülen ve görünmeyen ikinci iğne
Hırsızlı sülük zoka : Sülük biçimindeki zokanın iğnesine ikinci bir iğne bağlanması
Hrisof : Çıpranın büyüğü

I

Irgat : Teknenin karaya çekilmesini sağlayan alet.
Işığa kabarmak : Balığın aydınlatılmış suyun yüzeyine yükselmesi

İ

İskandil : Oltaya takılan ağırlık(kurşun)

K

Kafa atmak : Yakalanan balığın tekneye çekilirken oltaya sert biçimde kafa vurması
Kakıç : Ucunda kancası bulunan, balığı tekneye alabilmek için kullanılan saplı alet.
Kalama vermek : Av sırasında misinada boşluk bırakmak
Kalması beklenen rüzgar : Dinmesi beklenen rüzgar.
Kanal : Akdeniz'den Karadeniz'e doğru akan su akıntısı (İstanbul Boğazı için).
Kar suyu : Balıkların kırgın yemelerine neden olan soğuk su
Kasna: Büyük boy kefale halk arasında verilen isimdir.
Kaşık : Ucunda 3'lü iğnesi olan nikelajlı, parlak kaşık biçiminde yapay balık.
Katavasya : Balıkların Karadeniz'den Marmara'ya inişleri.(Rusça)
Kazıkbağı : Bir tür düğüm.
Kelebek: Yayının küçük haline halk arasında verilen isimdir.
Kepçe : Uzun veya kısa gönderli demir çember ve buna takılı ağdan bir torbası olan av aleti.
Kerteriz : Balık tutarken genelde balığın bulunduğu belli bir yeri belirlemek için tespit edilen işaret noktaları.
Kırgın : Boğaz'da genellikle şubatın ilk haftasında gündoğusu rüzgarları eser ve balıkların vücut ısılarına eşit ısıda bulunan kanal sularına üst akıntının soğuk suları karışır.Bu ısı farkı balıklara şok etkisi yapar ve karaya vururlar.Balıkçılar bu olayı kırgın diye adlandırırlar.
Kıyılamak : Balığın iyice kıyıya yaklaşması.
Kıyıya sıkmak : Suların tekneyi kıyıya doğru yönlendirmesi.
Kolçak : Palamut, kofana, torik çaparisinde elle kullanılan bölümden sonra gelen kısım.
Koruk lüferi : İstanbul Boğazı'nda boğaza ilk giren küçük boydaki lüferler.
Köstek : Olta takımının bedenine bağlı, ucunda iğnesi bulunan misina.
Kuyruk altı : Balığın anüs yüzgecinden kesilen küçük parçayı yem olarak kullanıp suda yüzdürerek yapılan av
Kuzular : Küçük dalgaların üzerinde oluşan beyaz köpükler.

L

Lipari : Uskumru balığına yağlıyken verilen isim.
Livar : Balığı canlı saklamak için yapılmış telden sepet(tel livar) yada sandalda havuz biçiminde yapılmış küçük, içi su dolu bölme
Lüfer suyu : Lüfer avının yapılacağı yer ve zaman

M

Mavriko : Karadeniz'den Marmara'ya en son göç eden uskumrular
Mavruka : İki yanı delik, bir tarafına telle iğne bağlanmış, kurşundan yapay balık biçiminde av aleti
Mayıs suyu : Mayıs ayında Boğaz'da oluşan kuvvetli akıntılar.
Mazgallamak : Kurşundan dökülmüş zoka, seğirtme, yüksük ve yünlü gibi av aletlerinin çubuk biçiminde bir camla satıhlarının düzeltilmesi.
Meramet : Ağ tamiri
Methal : Giriş yeri
Migrasyon : Göç
Mola etmek : Balık sürüsü tespit edildikten sonra ağların suya bırakılması.

O

Oltanın apikoda kalması : Oltanın dik olarak suda durması
Orkos : Kuvvetli lodos rüzgarları estiği zaman Karadeniz'e doğru oluşan akıntı

P

Palamut yemlisi : Yemle tutulan palamut
Paraketa : Genellikle dibe döşenen, cansız yem takılan çok iğneli olta.

R

Rapala : Norveç'te imal edilen yapay balıkların markası.

S

Sabah suyu : Balığın av verdiği sabahın ilk saatleri
Seğirtme : Ucunda tek yada üçlü iğne bulunan, balık biçiminde kurşundan dökülmüş parlak yapay yem.
Senatör: Halk arasında büyük boy levreklere verilen isimdir.
Serpme : Elle atılan balık ağı
Sırtı çekmek(kaşık çekmek) : Hareket halindeki motorlu tekneden denize, ucunda yapay yem olan takım bırakıp oltanın suda yüzmesini sağlamak.
Sıya üstünde durmak : Akıntıda kürekleri ileri doğru iterek teknenin suda durmasını sağlamak.

Ş

Şak-şak yem : Balığın iki yanından kesilip omurgasının çıkarılması sonucu elde edilen yem.
Şamandıra yapmak : Buğulama balığın suyuna ekmek banmak.

T

Tasma atmak : İğnenin balığın ağzına girmesini sağlamak için misinayı kısa ve sert bir hareketle çekmek.
Tor : Kepçenin ucundaki torba biçimindeki ağ

U

Uçkurluk : Ucuna ilmek biçiminde ip bağlı uzun saplı sopa.
Uzun olta : Genellikle lüfer avında canlı yemle kullanılan, kalın bir tel veya misinaya tutturulmuş, iki adet büyük sabit, bir adet küçük hareketli iğne bağlanmış olta takımı.Akya, levrek, sinarit avında da kullanılır.

Y

Yanlamak : Kıyılamak
Yarbaşı : Sığ sulardan derin sulara inen deniz dibi.
Yatak yapmak : Yemini altına alan yada yemini bulan balık sürüsünün bir süre aynı yerde kalması.
Yemliye oturmak : Yemli oltayla balık tutmak.
Yukarı akıntı : Kuzeye doğru akan akıntı.
Yünlü : Oltaya bağlanan kurşundan dökülmüş, ucu iğneli, ortasında bir tüy takılı olan balık biçiminde av aleti.

Z

Zoka : Balık tutmakta kullanılan küçük balık biçiminde ucu iğneli kurşun parçası.
Zoka kestirmek(çalmak) : Zokanın oltaya bağlı olduğu misinanın lüferin keskin dişleriyle kesilmesi

AV LİMİTLERİ

GÜNLÜK AVLANMA LİMİTLERİ ( KİŞİ BAŞI )

SAZAN (C. Carpio)

3/2 NUMARALI AMATÖR AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI DÜZENLEYEN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2012/66)'nin MADDE 11'de (1) Çizelge - 5’te avlanabilir asgari boy ve günlük avlanabilecek miktar bilgileri belirtilen su ürünlerinden daha küçüklerinin ve belirtilen miktardan fazlasının avlanmaları yasaktır. ifadesi yer almaktadır. Buna göre Sazan (C. Carpio) için tanımlanan minimum boy 40 cm ve kişi başı avlanılabilecek balık sayısı 5'tir. 

Adana, Antalya, Aydın, Denizli, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kilis, Manisa, Mersin, Muğla, Osmaniye'de 1 Mart 1 Harizan tarihleri arasında,

Afyon, Aksaray, Amasya, Ankara, Balıkesir, Bartın, Bilecik, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Düzce, Edirne, Eskişehir,Isparta, İstanbul, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Sakarya, Tekirdağ, Uşak, Yalova, Zonguldak'da 15 Mart 15 Haziran tarihleri arasında,

Adıyaman, Artvin, Batman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Giresun, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Kayseri, Malatya, Mardin, Ordu, Rize, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tokat, Trabzon, Tunceli, Yozgat'ta 1 Nisan 1 Temmuz tarihleri arasında,

Ağrı, Ardahan, Bayburt, Bitlis, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Van'da 15 Mayıs 15 Ağustos tarihleri arasında AVLANMASI YASAKTIR..


TURNA (Esox lucius)

3/2 NUMARALI AMATÖR AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI DÜZENLEYEN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2012/66)'nin MADDE 11'de (1) Çizelge - 5’te avlanabilir asgari boy ve günlük avlanabilecek miktar bilgileri belirtilen su ürünlerinden daha küçüklerinin ve belirtilen miktardan fazlasının avlanmaları yasaktır. ifadesi yer almaktadır. Buna göre Turna (Esox lucius) için tanımlanan minimum boy 40 cm ve kişi başı avlanılabilecek balık sayısı 5'tir. Turna'nın 15 Aralık-31 Mart tarihleri arasında avlanması yasaktır.


YAYIN (Silurus glanis)

3/2 NUMARALI AMATÖR AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI DÜZENLEYEN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2012/66)'nin MADDE 11'de (1) Çizelge - 5’te avlanabilir asgari boy ve günlük avlanabilecek miktar bilgileri belirtilen su ürünlerinden daha küçüklerinin ve belirtilen miktardan fazlasının avlanmaları yasaktır. ifadesi yer almaktadır. Buna göre Yayın (Silurus glanis) için tanımlanan minimum boy 90 cm ve kişi başı avlanılabilecek balık sayısı 1'dir. 

Adana, Antalya, Aydın, Denizli, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kilis, Manisa, Mersin, Muğla, Osmaniye'de 1 Mart 1 Harizan tarihleri arasında,

Afyon, Aksaray, Amasya, Ankara, Balıkesir, Bartın, Bilecik, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Düzce, Edirne, Eskişehir,

Isparta, İstanbul, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Sakarya, Tekirdağ, Uşak, Yalova, Zonguldak'da 15 Mart 15 Haziran tarihleri arasında, Adıyaman, Artvin, Batman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Giresun, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Kayseri, Malatya, Mardin, Ordu, Rize, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tokat, Trabzon, Tunceli, Yozgat'ta 1 Nisan 1 Temmuz tarihleri arasında,

Ağrı, Ardahan, Bayburt, Bitlis, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Van'da 15 Mayıs 15 Ağustos tarihleri arasında AVLANMASI YASAKTIR..


SUDAK (S. lucioperca)

3/2 NUMARALI AMATÖR AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI DÜZENLEYEN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2012/66)'nin MADDE 11'de (1) Çizelge - 5’te avlanabilir asgari boy ve günlük avlanabilecek miktar bilgileri belirtilen su ürünlerinden daha küçüklerinin ve belirtilen miktardan fazlasının avlanmaları yasaktır. ifadesi yer almaktadır. Buna göre Sudak (S. lucioperca) için tanımlanan minimum boy 26 cm ve kişi başı avlanılabilecek balık sayısı 10'tir. Sudak'nın 15 Aralık-31 Mart tarihleri arasında avlanması yasaktır.


Doğal Alabalık Türlerinin Tamamı: en az 20 cm. en fazla 3 adet

Gökkuşağı Alabalığı: Limit yok en fazla 10 adet

Kadife: en az 22 cm. en fazla 10 adet.

Sudak: en az 22 cm. en fazla 10 adet

Tatlı Su Levreği: en az 18 cm. en fazla 5kg

Tatlı Su Kefali: en az 20 cm. en fazla 5 kg.

 

Bu boyların % 5 küçük boylarına’da izin veriliyor.
Bir günde yakalanan balılar farklı türler dahi olsa toplamı sayıyı ve kiloyu geçemez.


OLTA DÜZENEKLERİ

Olta sayısı: Amatör balıkçı En fazla 4 olta ile avlanabilir.
İğne sayısı: Alabalık dışında olta başına iğne sayısı en fazla altı adettir.
Olta sayısı: Alabalık avında en fazla 2 olta kullanabilir.
İğne sayısı: Alabalık avında her oltaya en fazla 2 iğne takabilir.
Yem: Alabalık avında canlı yem yasaktır.
Ağ: Yemlik gümüş yakalanacaksa Gümüş ağının uzunluğu enfazla 5 mt.
derinliği 1,5 mt. Göz aralığı en fazla 28 mm. olmalıdır.

SAZAN TANITIM

SAZAN (Cyprinus carpio)
Ülkemizdeki genel olarak Sazan ve diğer bir tür olan Aynalı sazan olarak bilinir. Ancak bu cinslerin haricinde uzun sazan olarak ta bilinen pullu sazan da mevcuttur. Baraj göllerinin balıklandırılmasında kullanılan balık Aynalı Sazan olmakla ...
Devamını Oku..

TURNA TANITIM

TURNA (esox luciusesox masquinongy)
Ülkemizde Turna, Ördek balığı, Dişi Balık, Oklama gibi isimlerle bilinmektedir. Vücudu hidrodinamik bir yapıdadır. Başı basık, ve ağzı sivri dişlerle dolu, damak bölümü ve galsaması da içe dönük tutucularla doludur. 
Devamını Oku..

SUDAK TANITIM

SUDAK (Sander lucioperca)
Sudak balığı (Sander lucioperca, eski bilimsel adı Stizostedion lucioperca), Percidae familyasından yırtıcı bir tatlısu balığı türü. Halk arasında Uzunlevrek olarakta bilinir. Köklerinin doğu Avrupa'da bulunduğu düşünülür.
Devamını Oku..